English French German Italian Japanese Chinese Russian Spanish
Erzurum Sözlüğü

aba : abla 
abacı : terzi 
ağa : ağabeyi, gada 
ağıl : yazın hayvanların koyulduğu yer 
ahan : işte şu 
ander : münasebetsiz 
aşgar : kir 
aşma : kaysı kurusu 
avlu : evin giriş salonu 
ayvan : boş oda 
baca : dam 
baci : bacı 
bardan : büyük çuval 
bedimli : meteliksiz 
bedre : kova 
beg : bey, beyim 
berf : kar 
bıldır : geçen yıl 
bibi : hala 
bişi : yağda kızartılmış hamur, pişi 
boğızli : obur 
cağ : şiş 
cakkıl : zincirli iki ucuna kova takılan uzun çubuk 
camış : erkek manda 
ceferlik : odunluk 
celep : besi hayvanlarının sürüsü 
cığız : mızıkçı 
cığızlanmak : mızıkcılık etmek hakkına razı olmamak 
cılfa : pulluk 
cırbağa : cılız, çelimsiz 
cıstik : erkek ayakkabısı 
cingen : çingene 
culuh : hindi 
cücük : civciv 
çakçavi : damların üzerine yapılan çerçeveli camekan 
çangıl : zil 
çarşut : casus 
çenebit : camdan ekmek kabı 
çerçi : gezgin satıcı 
çermik : kaplıca 
çiğirt : çekirdek 
damçi : damla 
dastar : hamurun üstüne örtülen örtü 
densiz : uygunsuz 
devamsız : işe yaramaz 
dığa : hakaret olarak çocuk 
dıldılık : ince elbise 
dıreş : uzun boylu 
dızınan : iri kıyım, iri yapılı 
dibek : öğütme aracı 
dizlik : külot 
duz : tuz 
düllük : çocuk düdüğü 
dürüm : açık ekmekle yapılan sandöviç 
eğiş : tandırdan eşya veya ekmek çıkarmak için kullanılan çengelli araç 
emi : amca 
enek : sapanın toprağı yaran kısmı 
enik : köpek yavrusu 
er : erkek, koca 
ergişi : erkek kişi 
esgetek : kadın 
eze : teyze 
fenikmek : telaşlanmak acele etmek 
fırfırik : topaç 
gada : ağabeyi, ağa 
gah : elma kurusu 
galah : tezek yığını 
galo : hayvanları ahıra bağlayan eğik ağaç  
gandırıg : çifti boyunduruğa bağlayan ağaç 
gelberi : tandırdan külü çeken uzun saplı faraş 
geven : deve dikeni 
gındıllik: çember, tekerlek 
gobçe : düğme 
gollik : kısa boylu, boyu kısa olan 
gottoz : dik kafalı 
görüm : görümce, kocanın kız kardeşi 
gucur : kısa boylu 
gudik : köpek yavrusu 
gullep : kapı demiri 
guma : ikinci eş 
gurna : kurna 
guzzik : kambur 
güleş : güler yüzlü 
hagos : tarla sulama arkı 
halhal : bilezik 
hamayıl : boyuna asılan muskalı gümüş kap 
haşıl : ana maddesi öğütülmüş buğday, yağ ve süt olan özel yemek 
hedik : haşlanmış buğday 
hemecik : bebek oyuncağı 
hepenk : kepenk 
hesir : otlardan yapılmış sergi 
hetircek : tandırın üzerine konan demir 
hıbar : duvar dizmede büyük taşlar arasıra konan küçük taş 
hıngel : haşlanmış yufka ile yapılan hamur işi yemek, mantı 
hınısi : toprak yayık 
hırhız : hırsız 
hış : köpeklerin boynuna takılan demir 
hızan : fakir, görgüsüz 
hızmeker : erkek hizmetçi 
him : temel 
hodah : hayvanlara bakan çocuk 
kollaçelik : çelik çomak oyunu 
horum : elle yapılmış ot ambalajı 
hoyrat : sevimsiz kötü 
hozan : sürülmemiş nadasa bırakılmış tarla 
höllük : bebeğin altına konan killi toprak 
hudik : Tedirgin, tereddütlü 
igit : yiğit 
istikan : bardak 
işlik : alt kazağı
kafter : sevimsiz ihtiyar 
kaloş : mes üzerine giyilen yarım ayakkabı 
kanayaklı : kadın, yavaş 
karakura : kabus 
kartol : patates 
kavurga : kavrulmuş buğday 
kavut : kavrulmuş buğday unu 
kazıl : yünden yapılmış kalın iplik 
kelep : kolye, inci 
keltoş : kel 
keyvani : ev hanımı 
kırbaç : hayvanları sürmeye yarayan sopa 
kiral : kiler 
kivra : kirve 
kizir : köy adını ağız yapabilen kişi 
kollaç : kadın ayakkabısı 
kollaçelik : çelik çomak oyunu 
kor : bakıpta görmeyen, kör 
korzevel : kara sapanın ucuna takılan sopa 
kotan : tarla sürme aleti 
köynek : gömlek, işlik 
kurik : yeni doğmuş tay 
kurun : hayvanların su içtiği uzun kap 
külek : kova, su kabı 
külfet : ev halkı 
külve : tandırın hava deliği 
kürsü : tandırın üzerine konan masa 
leçek : tülbent, başörtüsü 
leğen : yıkanmaya yarayan kab 
leppik : taş oyununda kullanılan yassı taş 
lobiya : yeşil fasulye 
loğ : toprak damları düzeltmeye yarayan yuvarlak taş 
mablağ : çay kaşığı 
mahat : sedir, kanepe 
mahrama : mendil 
malıh : kağnı kayışının ucuna takılan odun parçası 
maraba : tarım işçisi 
matıf : suratsız adam 
mazanni : kötü huylu, şüpheli adam 
mazi : kağnının tekerlerini birbirine bağlayan odun 
medek : dişi manda 
merek : ot ve saman konulan depo 
mılıhci : yüze gülen karıştırıcı 
mırıh : yarık dudak 
mısmar : iri çivi 
mozik : buzağının büyüğü, bir yaşında buzağı 
müsürlük : ahırda hayvanların yem yediği tahta oluk 
nahır : sığır sürüsü 
oklavı : hamur açmaya yarayan ağaç çubuk 
omo : dalkavuk 
ortahçi : hayvan ve aleti olan tarım işçisi 
pantol : pantolon 
part : ot yığını, otuz bağlık araba 
paşa : bayan, hanımefendi 
paşvani : bekçi 
peg : sadece duvarları olan yıkık bina 
peke : ahırdaki oturma yeri, seki 
peşkir : havlu 
peşkun : yer sofrası 
pıngel : yumurtalık, tavuğun yumurtladığı yer 
pin : kümes 
pohcah : ahırda hayvan dışkısının biriktiği yer 
poşa : çingene kadın 
puşe : peçe 
rapata : hamuru tandıra yapıştırmaya yarayan araç 
sagıldah : koyunların kuyruğu altında birikmiş dışkı 
sakkavel : ahır süpürgesi 
sako : erkek pardesüsü 
salahana : başıboş 
sambağı : boyunduruk sopasını öküzün boynuna bağlayan yünden yapılmış iplik 
samı : boyunduruk sopası 
seki : mutfak ve ahırda merdivenle çıkılan bölüm 
sele : sepet 
serpuş : tencere veya sahan kapağı 
sılıh : ıslık, düdük 
sınıhçi : kırıkçı 
sikke : atları çayıra çakıldığında zincir veya ayak bağı 
sini : büyük bakır tepsi 
sitil : küçük barkaç 
sogumsuz : sabırsız 
şağıldahli : pis adam 
şergada : akla gelmeyen işler yapan 
şoş : Şose, stabilize veya asfalt yol 
şurt : tandır kenarı 
tağar : içine ateş konularak kürsü altına konan toprak kap 
takatuka : kesme şekeri kırmak için kullanılan kütüklü kutu 
tandır : toprağa gömülen ve içinde ekmek pişirilen fırın 
tandırbaşı : tandırın çevresi 
tanko : sosyetik 
tapan : tarlayı sürdükten sonra düzeltmek için kullanılan çalıdan yapılmış alet 
tar : tavukların üzerinde durduğu araç 
teheze : arızalı, tehlikeli 
tejgere : hayvanların dışkısını taşımaya yarayan alet 
tekir : tekerlek 
tekne : içerisinde hamur yoğrulan ağaç kap 
telis : ketenden örülmüş tahıl taşımaya yarayan torba 
terek : raf, mutfak rafı 
termaş : şanslı 
teşi : yünden iplik yapmaya yarayan alet 
teşt : leğen, yıkanma kabı 
tokaç : çamaşır yıkamada kullanılan ağaç tokmak 
tuhs : kuluçka dönemini yaşayan tavuk 
tuluh : tulum 
urup : tahıl ölçme birimi 
uşah : çocuk 
vola : ulan, lan yerine geçer 
yalak : hayvanların yiyecek yediği içi oyulmuş kap 
yavşan : seyrek biten ot 
yazma : kadın baş örtüsü 
yegin : aceleci 
zam : hayvanların ahıra bağlandığı eğik ağaç 
zanka : atla çekilen kızak 
zenne : kadın 
zığva : dadaş şalvarı 
zırza : kapıya kilit vurmak için kullanılan demir parçası 
zubun : entar